TORBA KANUNUN GETİRDİKLERİ VERGİ KANUNLARINA ETKİSİ
Bilindiği üzere TBMM Bazı Vergi Kanunlarının da içinde yer alan 35 den fazla, çeşitli Kanun ve Kararnamelerde değişiklik yapan tasarıyı görüşerek kabul etmiş, söz konusu 6009 S.Kanun 01/08/2010, 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
 
213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

 

Elektronik Ortamda Tebliğ (VUK Md.107/A)

Vergi Usul Kanunu’na eklenen 107/A maddesiyle, elektronik ortamda tebliğ yapılabilmesine

olanak sağlayan bir düzenleme yapılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre tebliğler

esas olarak posta yoluyla yapılmaktadır. Öngörülen düzenlemeyle vergi mevzuatı

çerçevesinde yapılabilecek tüm tebliğlerin elektronik ortamda yapılabilmesine imkân

sağlanmaktadır. Tebliğin elverişli elektronik bir adrese yapılması suretiyle, veri güvenliği ve

muhatabın hukuki sonuçlar açısından tebliğden haberdar olması sağlanmaktadır.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

Takdir Komisyonuna Sevk İşleminin Zamanaşımını Durdurması (VUK.Md.114):

Anayasa Mahkemesinin, 08/01/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2009/146 sayılı

Kararı ile Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası, vergilemede belirlilik,

yasallık ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu gerekçeleriyle iptal edilmiştir. Yapılan

düzenlemeyle matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasında zamanaşımının

durmasına yönelik sürenin bir yılı geçmemesi sağlanmıştır.

Ayrıca VUK eklenen Geçici 28. maddesiyle , 01.01.2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin

olarak, daha önce takdir komisyonuna gönderilmiş olup, takdir edilen matrah üzerinden

31.12.2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrayacaktır.

Yürürlük Tarihi: 01/07/2010

 

 

Vergi İncelemelerinde Uyulacak Esaslar (VUK Md.140)

Vergi Usul Kanunun 140. maddesinde yapılan değişiklikle;

- Vergi incelemesine başlanmasının tutanağa bağlanarak bir örneğinin incelenen mükellefe

verilmesi,

- İnceleme elemanlarının kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere uymaları,

- İncelemelerin, tam incelemelerde en fazla bir yıl, sınırlı incelemelerde ise en fazla altı ayda

bitirilmesi, bu sürelerde bitirilemeyen incelemeler için altı ayı geçmeyecek şekilde sürelerin

belirli bir prosedür çerçevesinde uzatılabilmesi,

- İnceleme elemanları tarafından yazılan raporların, oluşturulacak rapor değerlendirme

komisyonları tarafından okunması zorunluluğu getirilmiştir.

Yürürlük Tarihi: 01/01/2011

 

Yeminli Mali Müşavirlere Elektronik Ortamda Tasdik Yetkisi Verilmiştir.( VUK Mük

Md.227)

Yapılan düzenleme ile yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda

gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları

itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

Özel Usulsüzlük Cezalarında Yapılan Değişiklikler (VUK Md. 353, MÜK.Md.355)

Vergi Usul Kanunu’nun 353/8. maddesinde yapılan değişiklikle;

- Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa

işletmecilerine bir takvim yılında kesilebilecek özel usulsüzlük cezası tutarı için üst sınır

getirilmektedir. Getirilen üst sınır bir takvim yılı için 114.000.-TL dir.

- Mükerrer 355. maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında yer alan fiiller için öngörülen özel

usulsüzlük cezaları, işlenen fiillerin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Yapılan düzenleme ile, Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması

halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan

başlayarak elektronik ortamda 30 Gün içinde verilmesi halinde (değişmeden önce süre 15

gündü) 1/10 oranında (değişmeden önce oran ¼ idi), bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün

içinde verilmesi halinde (değişmeden önce süre 15 gündü) ise 1/5 oranında (değişmeden

önce oran ½ idi) uygulanacaktır.

Ayrıca; Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara (Ba-Bs

Formları için) ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların,

belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası

kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük

cezası 1/5 oranında (değişmeden önce oran ½ idi) uygulanacaktır.

Yapılan düzenleme ile tahsilât ve ödemelerin bankalar, katılım bankaları veya posta

idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmemesi durumunda kesilecek özel usulsüzlük

 

cezasına ilişkin olarak takvim yılı bazında uygulanacak toplam ceza tutarı bakımından üst

sınır getirilmektedir. Getirilen üst sınır bir takvim yılı için 770.000.-TL dir.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

Vergi Suçu Raporlarının İlgili Makamlara Bildirimi (VUK Md.367)

Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye

müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer

gelirler kontrolörlerine ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan

doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor

değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık

aracılığıyla, keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi esası düzenlenmektedir.

Yürürlük Tarihi: 01/01/2011

 

Yanılma ve Görüş Değişikliği (VUK.Md.369)

Vergi Usul Kanunu’nun 369. maddesinde yapılan değişiklikle;

- Yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün

uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmemesi ve

gecikme faizi hesaplanmaması,

- Genel tebliğ veya sirkülerle yaptığı açıklamayı değiştirmesi halinde, yeni tebliğ veya

sirkülerin yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olması ve geriye dönük olarak

uygulanmaması, öngörülmüştür.

Yapılan düzenlemeyle özelgelerin gecikme faizine karşı korunması öngörülmüş, bu

düzenlemenin de Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

Bu kurala bir istisna konmuş ve yargı organlarınca iptal edilen genel tebliğ ve sirküler

hakkında bu hükmün uygulanmaması öngörülmüştür.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

Yeni Özelge Sistemi (VUK.Md.413)

Madde ile mükelleflere verilecek izahatın yöntemi konusunda kapsamlı bir değişikliğe

gidilmektedir. Bu çerçevede, Gelir İdaresi Başkanlığına, istenecek izahatı özelge ile

cevaplandırma veya aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek

ve açıklık getirmek üzere sirküler yayımlayabilme imkânı getirilmekte, ayrıca özelge ve

sirküler oluşturulmasına ilişkin temel usul ve esaslar geniş bir şekilde belirlenmektedir. Bu

çerçevede özelge ve sirkülerin Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde kurulacak bir komisyon

tarafından oluşturulması ve oluşturulan özelge ve sirkülerin internet ortamında yayımlanması

hüküm altına alınmaktadır.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

 

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Gelir Vergisi Tarifesi

Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan gelir vergisi tarifesinin son gelir dilimine

uygulanan % 35 oranı, Anayasa Mahkemesinin 08.01.2010 tarihli Resmi Gazetede

yayımlanan kararıyla, ücret gelirleri yönünden iptal edilmiştir. İptal kararı, kararın Resmi

Gazetede yayımından 6 ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

6009 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesi Anayasa Mahkemesi kararı

nedeniyle değiştirilmiştir.

Yapılan düzenleme sonrasında 2010 yılında uygulanacak Gelir Vergisi tarifesi aşağıdaki

şekilde olmuştur:

01/01/2010-31/12/2010 Ücret Gelirleri İçin Gelir Vergisi tarifesi Vergi Oranı (%)

8.800 TL’ye kadar 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası 20

76.200 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL), fazlası 27

76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18.594 TL), fazlası 35

01/01/2010-31/12/2010 Diğer Gelirler İçin Gelir Vergisi tarifesi Vergi Oranı (%)

8.800 TL’ye kadar 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası 20

50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TLfazlası 27

50.000 TL’den fazlasının 50.000 TL’si için 11.520 TL fazlası 35

Yapılan düzenlemeyle;

- Yeni tarife 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe

girmiştir.

- Yapılan düzenleme ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 78. maddesiyle, 2010 takvim

yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için Kanunun yayımlandığı 01/08/2010 tarihine

kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının bu Kanunla yapılan düzenleme uyarınca

hesaplanan vergiden;

- Fazla olması hâlinde, fark vergi tutarının terkin edilmesi, tahsil edilmişse mükelleflerin

sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsubu, mahsup olanağının olmaması

hâlinde ise red ve iade edilmesi,

- Eksik olması halinde farkın, vergi sorumluları tarafından Kanun’un yayımlanmasından sonra

yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar

beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca verilecek ayrı bir beyanname ile beyan

edilerek ödenmesi,

 

- Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaması, süresinde düzeltilen söz konusu

fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaması, eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu

süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olduğu, hükme

bağlanmıştır.

Yürürlük Tarihi: 01/01/2010

 

Yatırım İndirimi

Anayasa Mahkemesinin 08.01.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla, Gelir

Vergisi Kanunu’nun yatırım indirimiyle ilgili Geçici 69. Maddesinde yer alan ve işletmelerin

yatırım indirimi haklarını 2006, 2007 ve 2008 yılları ile sınırlayan düzenleme iptal edilmiştir.

Düzenlemeyle yıl sınırlaması kaldırılmakta ancak bu defa da yapılacak yatırım indirimi

kazancın % 25’i ile sınırlandırılmaktadır.

Ayrıca, yatırım indirimi sonrası kalan Kurum Kazancı % 20 oranında Kurumlar

Vergisine tabi olacaktır.

Yürürlük Tarihi: 2010 yılı Kazançlarına uygulanmak üzere 01/08/2010

 

Yabancıların Bazı Faiz ve Alım-Satım Kazançlarında Gelir Vergisi Stopajı Oranı

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesine 5527 sayılı Kanun’la eklenen, dar mükellef

gerçek kişi ve kurumlar için bazı gelirlerde stopaj oranının % 0 olarak uygulanmasını öngören

hükmü Anayasa Mahkemesinin 08.01.2010 tarihli Resmi gazetede yayımlanan kararıyla iptal

edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak, menkul kıymet ve diğer sermaye

piyasası araçlarının alım/satım ve itfa kazançlarında yerli-yabancı yatırımcı ayrımına dayalı

stopaj uygulamasına son verilmiş ve sermaye şirketleri (yatırım fon ve ortaklıkları ile

münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları

elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerden

Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile benzer

nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler dâhil) için % 0 oranında stopaj yapılması

öngörülmüştür.

Düzenleme sonrası, yerli-yabancı ayırımı son bulmuş, basit olarak ifade edilecek olursa

sermaye şirketleri – gerçek kişi ve sermaye şirketleri dışında kalan kurumlar ayırımı

yapılmıştır.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin

birinci fıkrası kapsamındaki gelirler üzerinden;

- Sermaye şirketlerine ödenenler (Türk sermaye şirketlerine benzer nitelikteki yabancı

kurumlar dahil) için % 0,

 

- Yatırım fon ve ortaklıklarına ve Kanun’da tanımlanmış olan dar mükellef benzeri fon ve

ortaklıklara ödenenler için % 0, oranında stopaj yapılacaktır.

Yürürlük Tarihi: 01/10/2010

 

6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Kanun’un 1. maddesiyle Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesinde yapılması öngörülen

değişiklikle, banker sayılmak için aranan devamlılık şartı, finansal işlemleri esas iştigal

konusu olarak yapanlar şeklinde değiştirilerek, ödünç para verme işlerini esas iştigal

konusu olarak yapanların BSMV mükellefi olmaları, bu işleri devamlı olarak yapsalar

da esas iştigal konusu olarak yapmayanların finansman hizmetlerinin ise KDV’ye tabi

olması öngörülmektedir.

 

Yapılan düzenlemeyle, banker sayılmak için aranan devamlılık şartı, söz konusu işlemleri

esas iştigal konusu olarak yapanlar şeklinde değiştirilmektedir. Esasen bu değişiklikle, anılan

maddenin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas faaliyet konusu olarak fiilen yürütenlerin

banker sayılarak banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmaları

amaçlanmaktadır. Ödünç para verme işlemini esas iştigal konusu olarak yapmayan, diğer bir

deyişle esas faaliyet konusu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler ile borç para verme

işlemi olmayanların, ticari icaplar gereği yaptıkları borç para verme işlemleri banka ve sigorta

muameleleri vergisi kapsamı dışına çıkarılmakta, bu işlemlerin finansman hizmeti

kapsamında değerlendirilerek katma değer vergisine tabi tutulması sağlanmaktadır.

Yürürlük Tarihi: 01/08/2010

 

 

GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE

KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

 

RESMİ GAZETE TARİHİ: 01/08/2010 RESMİ GAZETE SAYISI:27659

Kanun No. 6009 Kabul Tarihi: 23/7/2010

 

MADDE 1- 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci

maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada

belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu

Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile

uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.”

 

MADDE 26802 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer

alan “Arbitraj muameleleri” ibaresi “Arbitraj muameleleri ile Türkiye’de kurulu borsalarda

gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler” şeklinde

değiştirilmiştir.

 

MADDE 3- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesi

aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 103- Gelir vergisine tabi gelirler;

8.800 TL’ye kadar % 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası % 20

50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL

(ücret gelirlerinde 76.200 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL), fazlası % 27

50.000 TL’den fazlasının 50.000 TL’si için 11.520 TL

(ücret gelirlerinde 76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18.594 TL), fazlası % 35

oranında vergilendirilir.”

 

MADDE 4- 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci

paragrafında yer alan “Dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bu oran % 0 olarak

uygulanır.” cümlesi “5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci

fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası

aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak

amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre

kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca

belirlenenler için bu oran % 0 olarak uygulanır.” şeklinde ve (17) numaralı fıkrasında yer alan

“her bir kazanç” ibaresi “her bir sermaye piyasası aracı, kazanç” şeklinde değiştirilmiştir.

 

MADDE 5- 193 sayılı Kanunun geçici 69 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan

“yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dâhil) çerçevesinde

kazançlarından indirebilirler.” ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun

geçici 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dâhil)

çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” şeklinde değiştirilmiş ve bu ibareden sonra

gelmek üzere “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak

 

indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancın % 25’ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden

yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır.” cümleleri eklenmiştir.

 

MADDE 6- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 78- 2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu

Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü

maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması

halinde, fark vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde

ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve

iade olunur. Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun

yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu

döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar

beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan

edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede

düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş

olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olur. Bu

hükmün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

 

MADDE 74/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 107 nci maddeden sonra

gelmek üzere aşağıdaki 107/A maddesi eklenmiştir.

“Elektronik ortamda tebliğ

MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü

maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla

elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.

Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı

kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma

zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik

tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

MADDE 8- 213 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

“Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması,

zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine

tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen

süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.”

 

MADDE 9- 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı

bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3)

numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki

(5) ve (6) numaralı bentler ile maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini

nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu

birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.”

“5. Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı

vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı

olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi

Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile bildirirler.

6. İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir

yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmeleri

esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep

 

vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve altı ayı

geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların

bağlı olduğu birim tarafından incelemenin bitirilememe nedenleri yazılı olarak nezdinde

inceleme yapılana bildirilir. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birimler

vergi incelemesinin öngörülen süreler içinde bitirilmesi için gerekli tedbirleri alırlar.

Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile

stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak

üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı

olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor

değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük,

yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir.

İncelemeyi yapanla komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi

inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları

aşan tarhiyat önerisi içeren vergi inceleme raporları ise doğrudan, Maliye Teftiş Kurulu

Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı

bünyesinde oluşturulan rapor değerlendirme komisyonlarının üyeleri arasından

görevlendirilecek üçer üyeden oluşan dokuz kişilik merkezi rapor değerlendirme komisyonu

tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ,

sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon

tarafından yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme

raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler.

135 inci madde ile vergi incelemesi yapmaya yetkili kılınan diğer memurlar tarafından

düzenlenen vergi inceleme raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra birimlerinde

oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından değerlendirilir.

Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile diğer rapor değerlendirme komisyonları

yaptıkları değerlendirme sırasında, verilmiş bir özelgenin 369 uncu maddenin birinci fıkrası

kapsamında olduğu kanaatine varmaları halinde, söz konusu özelge, Merkezi Rapor

Değerlendirme Komisyonundan üç üye ile 413 üncü maddeye göre oluşturulan komisyondan

iki üyenin katılımıyla oluşturulacak beş kişilik bir komisyon tarafından değerlendirilir. Bu

komisyonca verilen kararlar, ilgili rapor değerlendirme komisyonu ile incelemeye yetkili olanı

bağlar.

Bu maddede yazılı komisyonların başkan ve üyelerine her toplantı günü için (1000)

gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden

toplantı ücreti ödenir. Bu şekilde ödenecek toplantı ücretinin bir aylık tutarı (5000) gösterge

rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşamaz.

Bu maddede belirlenen esaslar çerçevesinde, vergi incelemelerinde uyulacak diğer usul ve

esaslar, komisyonların teşekkülü ile çalışma usul ve esasları ve Merkezi Rapor Değerlendirme

Komisyonu tarafından doğrudan değerlendirmeye tabi tutulacak vergi inceleme raporlarının

tutarları, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Maliye

Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

 

MADDE 10- 213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki

bent eklenmiştir.

“3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik

ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik

konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,”

 

 

MADDE 11- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin (8) numaralı bendinin sonuna

aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde

114.000 TL’yi aşamaz.”

 

MADDE 12213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrasının

sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan “15 gün” ibareleri “30 gün”,

“1/4” ibaresi “1/10”, “1/2” ibaresi “1/5”, altıncı fıkrasında yer alan “1/2” ibaresi “1/5”

şeklinde değiştirilmiştir.

“Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı

770.000 TL’yi geçemez.”

 

MADDE 13- 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

“Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden

maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile

stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla

doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor

değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık

tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.”

 

MADDE 14213 sayılı Kanunun 369 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

“Yanılma ve görüş değişikliği:

MADDE 369- Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş

olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde

vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.

Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde

değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve

kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye

dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen

genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.”

 

MADDE 15- 213 sayılı Kanunun 413 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

“Mükelleflerin izahat talebi:

MADDE 413- Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı

makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip

gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği

gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık

getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir.

Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya

tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil

bir komisyon marifetiyle oluşturulur.

Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili

olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde

bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak

şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir.

 

Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla

özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca internet ortamında yayımlanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılan

yönetmelikle belirlenir.”

 

MADDE 16213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 28- 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olup,

komisyonca takdir edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ

edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza

kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır.”

 

MADDE 171/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı

tablonun “III- İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra

eklenmiş, “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (30) numaralı

fıkrasında yer alan “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi

çerçevesinde tüketici finansman şirketlerince kullandırılacak tüketici kredilerinin” ibaresi

“Finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerin” şeklinde, (33) numaralı fıkrasında yer

alan “Ekici ile alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile” ibaresi

“Ekici ve alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile 5488 sayılı Tarım

Kanunu çerçevesinde, üretici ve alıcı arasında düzenlenen tarımsal üretim sözleşmeleri ve”

şeklinde değiştirilmiştir.

“10. Tarımsal destekleme programları kapsamında hibe desteği sağlanması uygun görülen

yatırım projelerine ilişkin olarak proje sahipleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında

düzenlenen kâğıtlar.”

 

MADDE 18- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Karar ve ilam harcı,

Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay

içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat

davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam

harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun

yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.”

 

MADDE 19- 492 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bu maddede veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyete ilişkin hükümler, bu

Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları” bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki

“keşif harcı” ve (1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün (III) numaralı

fıkrasındaki “haciz, teslim ve satış harcı” bakımından uygulanmaz.”

 

MADDE 20- 492 sayılı Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları”

bölümüne aşağıdaki (V) numaralı fıkra ve (1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflas harçları”

bölümüne aşağıdaki (III) numaralı fıkra eklenmiştir.

“V. Keşif harcı: 120 TL”

(Mahkemelerce re’sen veya istem üzerine verilen keşif ya da

tespit kararlarını yerine getirmek için)

“III- Haciz, teslim ve satış harcı: 40 TL”

(Yukarıdaki (I) ve (II) numaralı fıkralarda yer alan icra ve iflas

 

işlemlerinin daire dışında memur eliyle yerine getirildiği her bir işlem için)

 

MADDE 21- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Kanununun 61 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Değerleme farkları

MADDE 61- Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası

piyasalarda altın fiyatlarının değişmesi nedeniyle Bankanın aktifindeki ve pasifindeki

dövizlerin, efektiflerin ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların

değerlemesi sonucu oluşan değerleme farkları ayrı bir hesapta izlenir.

Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası piyasalarda altın

fiyatlarının değişmesi nedeniyle Bankanın aktifindeki ve pasifindeki dövizlerin, efektiflerin

ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların değerlemeye tabi

tutulması sonucu Banka lehine oluşan gerçekleşmemiş değerleme farkları, değerlemenin

yapıldığı dönem kazancına dahil edilmez ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir

olarak dikkate alınmaz. Banka aleyhine oluşan gerçekleşmemiş değerleme farkları ise

değerlemenin yapıldığı dönem kazancından düşülmez ve kurumlar vergisi matrahının

tespitinde gider olarak dikkate alınmaz.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesi hükmü bu madde kapsamında

yapılacak değerlemede uygulanmaz.”

 

MADDE 22- 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama

Usulüne İlişkin Kanuna ekli (2) sayılı cetvele “Gelir İdaresi Başkanı,” ibaresinden sonra

gelmek üzere “Gelir İdaresi Başkan Yardımcıları, Gelir İdaresi Daire Başkanları ve Vergi

Dairesi Başkanları,” ibaresi eklenmiştir.

 

MADDE 23- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 72 nci maddesinin

ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, satış tarihinden itibaren en az yirmi yıl geçen ve veriliş maksadına uygun olarak

kullanılan taşınmazların, mevcut faaliyet aksatılmaksızın kısmen veya tamamen ticari

amaçlarla değerlendirilmesinin kuruluş gayelerine daha fazla hizmet edeceği hallerde, elde

edilecek gelirin yüzde otuzunun Hazineye verilmesi koşuluyla taşınmazların satış dahil

değerlendirilmesine Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre izin verilebilir.”

 

MADDE 24- 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “13 üncü

maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek” ibaresi “idareden taşınmaz ve

değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden

geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek” şeklinde değiştirilmiş, ikinci

fıkrasının başına aşağıdaki cümle ile aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca

yüzde onbeş indirim uygulanır.”

“Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve

tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgalcilerinden tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin

yüzde beşi, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı

izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere

emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya

yetkilidir.”

 

MADDE 25- 2886 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki

geçici madde eklenmiştir.

“Terkin edilecek ecrimisiller

 

GEÇİCİ MADDE 3- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tespit ve takdir edilen,

tebliğ edilen veya tahakkuk ettirilen ecrimisil alacaklarının tespit tarihinden geriye doğru beş

yılı aşan kısmı hangi aşamada olursa olsun düzeltilir veya terkin edilir, tahsil edilmiş olanlar

iade edilmez.”

 

MADDE 26- 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye 33/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki

33/B maddesi eklenmiştir.

“Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu

MADDE 33/B- Bakanlığın vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasını sağlamak,

vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri

geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili

olanların uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında

koordinasyonu, bilgi akışını ve uygulama birliğini temin etmek, Bakanlığın vergi inceleme ve

denetim birimlerinin uygulayacağı yıllık vergi inceleme ve denetim planını hazırlamak ve

uygulamayı izlemek üzere Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluşturulur.

Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya tevkil etmesi halinde

Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanı, Hesap

Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire

Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri

Başkanından oluşur. Kurulun sekretarya görevi Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum

Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yerine getirilir.

Vergi incelemeleri, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca, yıllık vergi inceleme ve

denetim planına uygun olarak yerine getirilir. Vergi incelemesi ve denetimine ilişkin temel

amaç ve hedefler, Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de

dikkate alınarak incelemeye tabi tutulacak sektörler ile mükellefler ve vergi incelemesi ve

denetiminin uygulanması ve izlenmesine ilişkin diğer hususlar gerekçeleriyle birlikte yıllık

vergi inceleme ve denetim planında belirlenir. Teftiş, soruşturma, ihbar, şikâyet ve benzeri

nedenlerle yıl içinde ortaya çıkabilecek vergi incelemelerinin yapılmasına dair usul ve

esaslara da yıllık vergi inceleme ve denetim planında yer verilir. Yıllık vergi inceleme ve

denetim planı Bakanın onayı ile yürürlüğe girer.

Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından yapılacak tam ve sınırlı vergi

incelemelerinin kapsamı, vergi incelemesine tabi tutulma bakımından birinci sınıf tüccarların

yıllık iş hacimleri, aktif ve öz sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması ve

yapılacak bu gruplamaya bağlı olarak vergi incelemesine alınma bakımından asgari süreler

getirilmesi ile bu hususlara dair diğer usul ve esaslar, Vergi İnceleme ve Denetim

Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle

belirlenir.

Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu, yıllık vergi inceleme ve denetim planı

uygulama sonuçlarını ertesi yılın Nisan ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklar.

Gelir İdaresi Başkanlığı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu

Başkanlığı ile vergi incelemesine yetkili olanlar, vergi incelemesi ve denetimine ilişkin

görevlerini bu maddede ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelikte belirtilen usul ve

esaslara uygun olarak yerine getirmek zorundadır.

Kurulun çalışma usul ve esasları, yıllık vergi inceleme ve denetim planının hazırlanması,

uygulanması ve sonuçlarının izlenmesi ile bu maddede yer alan diğer hususlara ilişkin usul ve

esaslar Kurulun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

 

 

MADDE 27- 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin (a) bendine

üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile

defterdar kadrosunda en az üç yıl görev yapmış olanlar Personel Genel Müdürlüğünde

kontrolör kadrolarına atanabilir. Bunlar Personel Genel Müdürlüğü taşra teşkilatının iş ve

işlemleriyle ilgili olarak defterdarlık birimlerinde inceleme ve araştırma işleri ile Genel

Müdürlükçe verilecek diğer görevleri yapar. Bu şekilde atananlar yukarıdaki hükümlere göre

atanan kontrolörler için ilgili mevzuatında öngörülen tüm mali ve sosyal haklardan aynen

yararlanır.”

 

MADDE 2825/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci

maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonunda yer alan “teslim ve hizmetleri”

ibaresi “teslim ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik

olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler” şeklinde değiştirilmiştir.

 

MADDE 29- 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü

Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesinin ikinci

fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“İdare, şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili aşağıda sayılan iş ve hizmetlerin tamamını

veya bir kısmını özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş

anonim şirketlere yaptırabilir:

a) İdare tarafından belirlenecek şans oyunlarının terminaller ile elektronik ortamlar

üzerinden oynatılması ve ikramiyelerinin ödenmesi amacıyla mülkiyeti yükleniciye ait olmak

üzere şans oyunları sisteminin kurulumu ile işletim, bakım ve onarımının yapılması.

b) Merkezi oyun sistemi ile terminaller arasındaki iletişimin sağlanması.

c) Şans oyunlarına ilişkin pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetlerinde bulunulması, çekiliş

sonuçlarının yazılı ve görsel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulması, İdare ile bayi ve

iştirakçilere danışma ve destek hizmeti verilmesi.

d) Şans oyunlarına ait biletler ile sarf malzemelerinin tedarik ve dağıtımı.

Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili ikinci fıkrada sayılan iş ve hizmetlerden

hangilerinin yaptırılacağı İdare tarafından ihale dokümanı ile belirlenir ve söz konusu iş ve

hizmetler aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yaptırılır:

a) Belirlenen iş ve hizmetler; ihale ile kısımlara bölünmeden, en fazla on yıllık süreyle ve

hasılattan pay verilmesi suretiyle yaptırılabilir. İhalede saydamlığın, rekabetin, eşit

muamelenin, güvenilirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve

zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması esastır.

b) İhaleye katılacak isteklilerin belirli ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik

yeterliğe sahip olması esastır. İhaleye katılacak isteklilerin sağlaması gereken ekonomik ve

mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterlik kriterlerine idari şartnamede yer verilir. İhaleye

katılacak isteklilerden, yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak aşağıda belirtilen bilgi ve

belgeler istenir:

1) İsteklinin, mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu gösterir

belgeler.

2) İsteklinin veya ortaklarından birinin ihale konusu iş veya benzer işlerde son beş yıl

içinde, asgari toplam bir yıl süreyle idari şartnamede belirlenecek sayıda terminalden oluşan

bayi ağını yurtiçinde veya yurtdışında işletmiş ve belirlenecek tutarda yıllık hâsılatı

gerçekleştirmiş olduğuna ilişkin iş deneyim belgeleri.

 

3) İsteklinin, ilgili mevzuatı uyarınca yayımlanması zorunlu olan bilançosu veya

bilançosunun gerekli görülen bölümleri, yoksa bunlara eşdeğer belgeler.

4) Bir takvim yılında gerçekleşen hasılatın taahhüt edilen hasılatın altında kalması

durumunda, isteklinin hasılattan aldığı pay oranının, gerçekleşen hasılat ile taahhüt ettiği

hasılat arasındaki farkın taahhüt edilen hasılata oranı kadar noksan uygulanacağına ilişkin

hükmü de içeren ve miktarı idari şartnamede belirlenen asgari yıllık hasılat taahhütnamesi.

5) İhale konusu iş kapsamında kullanılacak altyapı ve ekipmanlar ile yapılacak işin ihale

dokümanında belirtilen standartlara uygunluğunu gösteren, uluslararası kurallara uygun

şekilde akredite edilmiş kalite kontrol kuruluşları tarafından verilen sertifikalar.

6) İsteklinin organizasyon yapısına ve ihale konusu işi yerine getirmek için yeterli sayıda

ve nitelikte personel çalıştırdığına veya çalıştıracağına ilişkin bilgi ve belgeler.

Tekliflerin değerlendirilmesi ve uygun teklifin seçimi aşağıda belirtilen usul ve esaslara

göre yapılır:

a) Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri noksan olduğu veya geçici teminatı

usulüne uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır. Bu ilk

değerlendirme ve işlemler sonucunda belgeleri noksansız ve geçici teminatı usulüne uygun

olan isteklilerin tekliflerinin ayrıntılı değerlendirilmesine geçilir. Bu aşamada, isteklilerin

ihale konusu işi yapabilme kapasitelerini belirleyen yeterlik kriterlerine ve tekliflerin ihale

dokümanında belirtilen şartlara uygun olup olmadığı incelenir. Uygun olmadığı belirlenen

isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır.

b) İhaleye teklif vermiş olan tüm istekliler ikinci oturuma davet edilir. Belgeleri noksan

olan veya istenilen şartlara uygun olmadığı tespit edilen isteklilere değerlendirme dışı

bırakıldığı bildirilir ve mali teklifleri açılmadan iade edilir. Aynı oturumda, yeterliği sağlayan

isteklilerin mali teklifleri açılır. Değerlendirme sonucu yeterli görülen isteklilerden ikinci

oturuma katılmayanlar da ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.

c) İkinci oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri okunur ve tekliflerin alınış

sırasıyla, ilk tekliflerinden yüksek bir oran olmamak üzere yeni tekliflerini yazılı olarak

sunmaları istenir. Oturum esnasında, isteklilerden alınan yazılı teklif mektupları istekliler

huzurunda okunur. İhale komisyonunca ihale, oturuma katılan isteklilerin katılımı ile açık

eksiltme suretiyle sonuçlandırılır. Açık eksiltmede asgari eksiltilebilecek miktar ile teklif

verme sırası ihale komisyonunca isteklilerin huzurunda bir tutanakla tespit edilir. Açık

eksiltmeye, yazılı olarak sunulan mali tekliflerdeki en düşük pay yüzdesi tavan alınmak

suretiyle başlanır. İhale komisyonu başkanı, isteklilere sırayla söz vererek mali tekliflerini

sorar ve talep ettikleri pay yüzdeleri açık eksiltme kâğıdına yazılarak karşısına isteklinin

imzası alınır. Daha fazla indirim yapamayacağını beyan ederek ihaleden çekilenlerin eksiltme

kâğıdına imzaları alınır. İmzadan kaçınması halinde, ihale komisyonunca durum tutanak ile

tespit edilir. Eksiltmeye, tek istekli kalıncaya kadar devam edilir. Tek kalan istekli, daha fazla

eksiltme yapamaz ise eksiltme tutanağı tek kalan istekli ve komisyon üyeleri tarafından

imzalanır. İhale komisyonu, ihalede birinci ve ikinci en düşük teklifleri belirler ve ihale

kararını almak üzere oturumu kapatır.

d) İhale komisyonu, verilen mali teklifleri değerlendirirken varsa diğer mali tekliflere veya

İdarenin tespit ettiği yaklaşık orana göre teklif oranı aşırı düşük olan teklif sahiplerinden

teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister. Yapılan

açıklamaları değerlendirir, bu değerlendirme sonucunda açıklamaları yeterli görülmeyen veya

yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.

 

e) İhale en düşük pay yüzde oranını teklif eden istekli üzerinde bırakılır ve ihale

komisyonu, gerekçeli kararını ihale yetkilisinin onayına sunar. İhale kararı ihale yetkilisince

onaylanmadan önce İdare, ihale üzerinde kalan isteklinin kamu ihalelerinden yasaklı olup

olmadığını Kamu İhale Kurumundan teyit ettirerek buna ilişkin belgeyi ihale kararına ekler.

İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç beş iş günü içinde ihale kararını onaylar veya

gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle ihaleyi iptal eder. İhale komisyonu gerekçesini

belirtmek suretiyle, verilmiş olan bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbesttir.

İhale komisyonu ihaleyi iptal etme kararı alması durumunda, bu kararını da ihale yetkilisinin

onayına sunar.

f) İhalenin iptal edilmesi halinde bu durum bütün isteklilere, ihalenin iptaline ilişkin

gerekçe de belirtilmek suretiyle derhal bildirilir. İhalenin iptal edilmesi nedeniyle istekliler

İdareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz.

İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin iptali veya yükleniciden kaynaklanan

bir nedenle feshi halinde; oyunların sürekliliğinin sağlanması amacıyla şans oyunları sistemi

ve bunların fikri ve sınai mülkiyet haklarının tamamının işletim ve kullanım hakkı İdareye

geçer. Yüklenici, sözleşme süresini geçmemek üzere bu madde hükümlerine göre çıkılacak

ihale sonucunda belirlenen yeni yüklenicinin faaliyete geçiş tarihine kadar bu hakların İdare

veya altıncı fıkra hükümleri uyarınca belirlenecek tüzelkişi tarafından kullanımını

engelleyemez ve bu hakların kullanılması karşılığında herhangi bir bedel veya hak talebinde

bulunamaz.

Sözleşmenin feshi veya iptali halinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı

veya bir kısmı İdare tarafından ilan yapılmaksızın, davet edilenlerle teknik şartlar ve

hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek suretiyle, süresi bir yılı geçmeyen özel hukuk

sözleşmeleriyle tüzelkişilere yaptırılabilir.

Müteakip ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da belirlenen yeni yüklenicinin

süresinde faaliyete geçememesi halinde, İdare, sözleşme süresi sona eren yükleniciden birer

yılı geçmemek üzere sözleşmedeki iş ve hizmetleri aynı şartlarla almaya devam edebilir.

Yüklenici sözleşme süresince şans oyunları ile ilgili Türkiye’deki faaliyetleri için özel

olarak geliştirdiği oyun ismi, marka, reklam spotları ile bilet ve afiş tasarımları ve

benzerlerinden tescile kabil olanları kullanmaya başlamadan önce İdare adına tescil ettirir.

Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk

Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırılması amacıyla yapılacak

ihalede;

a) İhale komisyonu, yaklaşık oran, ihaleye katılamayacak olanlar, yasak fiil ve davranışlar,

ihalenin ilanı, şartnameler, ihale dokümanının verilmesi, dokümanda değişiklik ve açıklama

yapılması, tekliflerin hazırlanması ve sunulması, teminatlar ve teminat olarak kabul edilecek

değerler, tekliflerin alınması ve açılması, kesinleşen ihale kararının bildirilmesi, sözleşmeye

davet, sözleşme yapılmasında isteklinin görev ve sorumluluğu, sözleşmeye ilişkin esaslar,

sözleşmenin uygulanmasında yasak davranışlar, mücbir sebepler ve tebligat ile ilgili olarak

5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel

Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunun 5, 6, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18,

19, 20, 21, 22, 23 ve 27 nci maddeleri uygulanır.

b) Ceza ve yasaklama hükümleri hariç olmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri uygulanmaz.

 

Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk

Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırılmasına ilişkin ihale

işlemlerine Bakanlar Kurulu kararı ile başlanır.

Lisansın verilmesine ve şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel

hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere

yaptırılmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İdare tarafından hazırlanan ve Bakanlık tarafından

yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.”

 

MADDE 30- 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip

Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir MaddesininYürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“MADDE 2- Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hâkimlere Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere (275); yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı personeline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacaktutar kadar yol tazminatı ödenir.


BU HABERİ SOSYAL MEDYA DA PAYLAŞ