SERMAYE AZALTIMINDA MAHKEME KARARINA GEREK OLMADIĞINA DAİR MAHKEME KARARI

SERMAYE AZALTIMINDA MAHKEME KARARINA GEREK OLMADIĞINA DAİR MAHKEME KARARI

SERMAYE AZALTIMINDA MAHKEME KARARINA GEREK OLMADIĞINA DAİR MAHKEME KARARI

SERMAYE AZALTIMINDA MAHKEME KARARINA GEREK OLMADIĞINA DAİR MAHKEME KARARI

Gümrük ve Ticaret Bakanlığının

Esas -Karar No : 2012/444 D.İş

 

T.C.BAKIRKÖY  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

 

DEĞİŞİK İŞ KARAR

 

ESAS NO : 2012/444 D.İş

KARAR                       

NO : 2012/452

HAKİM         : MUSTAFA AKIN 37246

KATİP            : OKTAY KAPUSUZ 123275

 

TESPİT İSTEYEN/(LER) : ………………………… LTD. ŞTİ.

 

VEKİLİ          : ………………………… İSTANBUL

TALEP :                       

Tespit (D.İş)

 

KARAR                        TARİHİ : 1 9 / 10/2012

Talepte bulunan vekili şirket sermayesinin azaltılması hususunda mahkememizden talepte bulunmuş ve resen seçilecek 3 bilirkişi marifeti ile bu konuda rapor alınmasını talep etmiştir.

Talepde bulunan vekilinin talep tarihinin 12/09/2012 olduğu açıktır.

Bilindiği üzere esas sermayenin azaltılması 6762 sayılı TTK 396 vd maddelerinde düzenlenmiş olup m.396/f1 uyarınca ” idare meclisinin talebi üzerine mahkemece tayin edilecek 3 bilirkişi tarafından verilecek müşterek bir rapor ile esas sermayenin azaltılmasına ” dair rapor alınacağı kanunda belirtilen gerekli araştırmalar tamamlandığı sürece de esas sermayenin azaltılmasına karar verilebileceği açıklanmıştır.

Adı geçen hükmün açık içeriğinden anlaşılacağı üzerine sermaye azaltımı ile ilgili incelemeyi yapacak ve rapor hazırlayacak kişileri seçme hakkı mahkemeye ait olup, kanunun açık içeriği ile bu konuda mahkeme görevlendirilmiştir. Bu mahkemenin sermaye azaltımı talep eden şirketin bulunduğu yerdeki varsa mustakil asliye ticaret mahkemesi yok ise asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görev yapcak asliye hukuk mahkemesine ait olduğu 6262 sayılı TTK…. maddesi gereğidir.

01/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nın m.1de de açıklandığı üzere “mahkemelerin görevi ancak kanun ile düzenlenir.Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” İlgili maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere Anayasanın m. 142. uyarınca mahkemelerine görevleri ancak kanun ile belirlenebilir. İdare, düzenleyici idare işlemleri aracılığı ile göreve yönelik herhangi bir belirleme yapamaz. Maddenin 1.cümlesinde yer alan düzenlemede, anılan anayasa kuralı bir kez daha ifade edilmiştir.

Şüphesiz, kanun ile yapılacak olan göreve ilişkin belirlemenen Anayasının m.37.de güvence altına alınmış bulunan tabi hakim ilkesine de uygunluk arzetmesi gerekir. Yine bu yasal düzenlemede görev kurallarının niteliğine ilişkin bir belirleme de yapılmıştır. Bu nokta da ifade etmek gerekir ki Anayasamızın m.142. (Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanun ile düzenlenir.” Hükmünü açıkça getirmiştir.

Yapılan düzenleme kişi hak ve hürriyetlerinin korunması ve en önemlisi erkler ayrılığının hakim olduğu, anayasamızda yetki gaspının önüne geçilmesi açısından da büyük önem arzeder. Bilindiği üzere erkler arasında yetki gaspına yol açabilecek fiili durum Anayasının açıkça ihlali ve keyfiliğe varan sonuçlara doğal olarak yol açacaktır.

6762 sayılı m.396 da esas sermayenin azaltımı için gerekli raporun hazırlanmasında mahkemelerin görevlendirilmesi hukukidir.

01/07/2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK nın m.473 ve devamı maddeleri uyarınca esas sermeyanin azaltılmasının düzenlendiği görülmektedir.

6102 sayılı m.473/f.2 de 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun m.41. ile, 473.2. fıkrasında yer alan “işlem denetçisinin raporu ile” , 3.fıkrasında yer alan işlem denetçisinin raporunun sonucu açıklanarak” ibareleri madde metninden çıkartılmıştır. Bu değişiklikten önce 6102 sayılı m.473/f.2 “işlem denetçisinin raporu ile, sermayenin azaltılmasına rağmen, şirket alacaklılarının haklarının tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilmez” şeklinde emredici bir hüküm bulunmaktaydı. Mevcut olan bu düzenleme 6100 sayılı TTK nun m.396/f.1 uyarınca mahkemece tayin edilecek üç bilirkişi tarafından verilecek rapor ile esas sermayenin azaltılması işlemlerinde mahkemenin görevi olduğunu açıkça düzenlediği halde 6102 sayılı TTK nın m.473/f.2 ile mahkemenin tayin edeceği üç bilirkişi tarafından verilecek müşterek rapor ile değil, işlem denetçisinin raporu ile, sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilemeyeceği belirtilmiştir. Adı geçen fıkranın 01/07/2012 tarihinden itibaren aynen yürürlükte kalması halinde sermaye azaltımı için şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığının belirlendiğine veya belirlenemediğine dair raporun işlem denetçisi tarafından hazırlanacak rapor ile gerçekleştirilebileceği mümkünken ve bu konuda 6762 sayılı TTK nın m.396/f.1 deki boşluk doldurulmuş haldeyken adı geçen 2.fıkrada yapılan değişiklik ile bu noktada usuli problem doğmuştur.

6102 sayılı TTK m.473/f.2 de yukarıda açıklandığı üzere 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 ile yapılan değişiklik sonucunda 2.fıkrada yer alan “işlem denetçisinin raporu ile “yine 3.fıkrasında yer alan işlem denetçisinin raporunun sonucu açıklanarak ibareleri metinden çıkartılmıştır. Sermaye azaltımlarında hazırlanması gereken raporun mahkemece atanacak bilirkişiler vasıtası ile 6762 sayılı TTK nın yürürlükte olduğu dönemde hazırlanıp hazırlanmayacağı ve bu konuda mahkemenin bilirkişi atama ve rapor alma konusunda görevli olup olmadığı sorunu ortaya çıkmıştır. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlülüğü ve Uygulama Şeklindeki Kanundan Değişiklik Yapılmasına Dair kanun 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla beraber mevzuatın yürürlülüğe girmemiş olması sermaye azaltımına ilişkin raporun kim tarafından hazırlanacağı ilişkin usuli boşluğu derinleştirmiştir. Derdest sermaye azaltımı talebi ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil memurluğunun 15/10/2012 tarih ve 131630 sayılı yazısı esas sermayenin azaltılması işlemlerinde yeminli mali müşavirlik tarafından düzenlenen tespit raporu ile başvurulduğunda işlemin yapılabileceği hususunu bilgi olarak vermiştir. Sicil müdürlüklerinin esas sermayenin azaltılması yönündeki talepler karşısında yeminli mali müşavirlik tarafından düzenlenen tespit raporu ile başvuru olduğunda işlemin yapılabileceği yönündeki açıklama karşısında, şirketin esas sermayenin azaltılmasına dair raporu hazırlayacak bilirkişilerin mahkememizce atanmasını ve bu konuda kendisine rapor verilebilmesine talep etmekte korunabilecek yararı da bulunmamaktadır.

 

Yapılan açıklamalar karşısında talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

1- Sermaye azaltımı talebinin REDDİNE,

2- Harç tahsil edildiğinden yeniden tahsil edilmesine yer olmadığına,

3- Yapılan yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi

Katip 123275 HAKİM 37246