YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YASALAŞTI DÜZENLTMELER YAPILDI

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YASALAŞTI DÜZENLTMELER YAPILDI

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YASALAŞTI DÜZENLTMELER YAPILDI

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan Genel Kurul’da 3 milletvekili gündemdışı konuştu.

CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Suriye krizi ve Türkiye’nin güney komşularıyla olan ilişkileri hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, Türkiye’nin komşularıyla gerginlik içinde olduğunu savundu.

Irak Başbakanı’nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında ”zehir zemberek” açıklamalar yaptığını, Suriye’nin Türk uçağını düşürdüğünü belirten Güneş, ”Gerginleşen ilişkiler hep ekonomiye zarar vermiştir. Suriye ile ekonomik ilişkilerimiz daha iyi noktada olsaydı bugün böyle olmazdı” dedi.

Güneş, Suriye yönetiminin cezalandırılması, ancak bunun, iki ülke halkları etkilenmeden yapılması gerektiğini söyledi.

Genel Kurul’da daha sonra, CHP’nin, ”3. yargı paketi” tasarısının bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

Öneri üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, ”3. Yargı Paketi” tasarısı ile kamuoyunda büyük bir umut oluşturulduğunu, ancak Hükümet’in, kendi hazırladığı bu tasarıyı Genel Kurul’a getirmeyerek sahipsiz bıraktığını ileri sürdü. Öztürk, iktidarın, bu tasarıyı neden Genel Kurul’a getirmediğinin gerekçesini açıklamasını istediklerini ifade etti.

Söz konusu tasarıya ilişkin eleştirilerini dile getiren Öztürk, tasarıda, aslında yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesine , hızlandırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, beklentileri karşılayacak nitelikte olmadığını, tasarı görüşüldüğünde bu eleştirilerini ayrıntılı olacak dile getireceklerini söyledi.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise ”CHP, tasarıyı görüşmek istediğine göre, bunun, tasarıdaki muhalefet şerhlerinden vazgeçtikleri anlamına geleceğini düşünüyorum” dedi. Özen, 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe girecek olması nedeniyle öncelikle Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik içeren tasarıyı görüşeceklerini, 3. Yargı Paketi tasarısını da Cumartesi günü ele alacaklarını kaydetti.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, partisinin bugün getireceği grup önerisinde, 3. Yargı Paketi tasarısının Cumartesi günü görüşülmesinin yer aldığını ifade etti. Buna rağmen, CHP’nin bu öneriyi neden getirdiğine anlam veremediğini belirten Can, ”Bu yargı paketinin görüşülmesine karşı değiliz. CHP de böyle düşündüğüne göre, umarım görüşmelerde kanunun önünü tıkamazlar” dedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, 2 Mart 1994 tarihinde askerin parlamentoya girdiğini ve milletvekillerinin kelepçelendiğini, bunun bir darbe olduğunu, ancak TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun bu konuyu gündemine almadığını söyledi. Sakık ayrıca, cezaevlerinde 12 Eylül dönemini aratmayan ciddi sorunlar yaşandığını savundu.

Yapılan oylamada CHP’nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul’da, TBMM Üstün Yetenekli Çocukları Araştırma Komisyonu’nun görev süresinin 1 ay daha uzatılmasına ilişkin öneri ile TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun tatil döneminde de çalışmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu’nda, Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısı üzerinde görüşmelere başlandı.

Genel Kurul’da, CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, yüksek öğrenim öğrencilerine burs ve kredi verilmesi ile ilgili kanunda değişiklik öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Görüşmelerde yerinden söz alan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, BDP’li bir hatibin iki gün sonra Orhan Doğan’ın doğum günü olduğunu söylediğini belirterek, ”Bugün, PKK tarafından katledilen oğlumun doğum günü. Eğer oğlum yaşasaydı bugün 22 yaşında olacaktı. Keşke benim oğlum da Orhan Doğan kadar yaşamış olsaydı. 3 Ocak 2008′de PKK tarafından patlatılan bir bomba Diyarbakır’da 6′sı çocuk 7 kişinin katledilmesine neden oldu. Ne yazık ki kısa süre sonra yakalanan katil, BDP’liler tarafından acınarak bahsedildi. Ona acıdıklarını söylediler. Bu katliamı kınamayan BDP’yi, PKK’yı ve PKK’yı destekleyen herkesi şiddetle kınıyorum” dedi.

Daha sonra Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısının tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, Hükümet’in ekonomi politikasını eleştirdi. Tanrıkulu, 2012 yılında kurulan şirket sayısının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 azaldığını, 2002 yılında 742 bin olan karşılıksız çek sayısının, 2011 yılında 977 bine yükseldiğini söyledi. Tanrıkulu, ticari hayata güç vermesi beklenen özel kesimin ise borç yükü altında olduğunu belirtti.

Son günlerde, Türkiye’nin IMF’ye borç verir hale geldiğine yönelik haberleri anımsatan Tanrıkulu, bunun ucuz bir siyaset olduğunu, Türkiye’nin yalnızca yükümlülüğünü yerine getirdiğini söyledi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, iş dünyası ile ilgili düzenlemeler yapıldığını ancak çalışanların sorunlarını ilişkin bir düzenleme yapılmadığını ifade ettti. THY’den atılan çalışanların bugün gruplarını ziyaret ettiğini anlatan Kaplan, ”THY gibi büyük şirketlerde, çalışanların o şirketler için emeği büyüktür. 300′ün üzerinde kişiyi attınız. Bu mağdurların içinde işi başında olup atılanlar, eylemin içinde olmayanlar da var. Eylemde bile olsalar, bu demokratik haktır. Grevi de yasakladınız daha ne istiyorsunuz- Çalışanların hepsini ipe mi göndereceksiniz-” dedi. Kaplan, THY personelinin yeniden işe alınmalarını istedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Esendere Gümrük Kapısı’nın bu yıl içinde yenilenip, teknoloji ile donatılacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda, Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Yazıcı, Çek Kanunu’nda yapılan değişiklikten sonra Bankalar Birliği’nin çeklerle ilgili süreci takip etmesine ilişkin sistemden henüz bekledikleri randımanı alamadıklarını belirtti. Karşılıksız çeklerde artış olduğuna yönelik kendilerine de duyumlar geldiğini kaydeden Yazıcı, sistemin tam olarak devreye girmesi halinde sorunun çözüleceğini ifade etti.

Yazıcı, başka bir soruyu yanıtlarken, işleyişi ile ilgili olarak memnun olmadığı gümrük kapılarından birinin Esendere Gümrük Kapısı olduğunu, ancak bu kapının kapatılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını ifade etti. Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında bir anlaşma imzaladıklarını anımsatan Yazıcı, anlaşma kapsamında öncelikli gümrük kapılarından birinin Esendere olduğunu, söz konusu gümrük kapısının güvenlik açısından güçlendirileceğini, ayrıca yenilenip, teknoloji ile donatılacağını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarıya destek verdiklerini belirterek, ”Demek ki istenildiği zaman muhalefet destek verebiliyor. Gelin bunu torba teklifte de yapalım. Biz teklifin hepsine karşı değiliz, çıkmasını istediğimiz düzenlemeler var. Bunu 3. yargı paketinde de yapabiliriz. Orada da bizim doğru bulmadığımız düzenlemeler var” dedi.

Hamzaçebi, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın hazırlığının çok eskiye dayandığını, hazırlıklarının koalisyon hükümeti döneminde başladığını belirterek, tasarının, mevcut düzenlemedeki bazı konularda değişikliğe gittiğini kaydetti.

AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, ticaret hayatı ile ilgili önemli düzenlemeler içeren Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, ”Bu düzenleme çıkmasaydı, tutuklanmayacak bir tane KOBİ mensubu kalmayacaktı” dedi.

Her tacir internet sitesi oluşturmak zorunda olmayacak, ancak internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi olan tacirler, işletmesi ile ilgili bilgileri bu siteden yayımlayacak.

Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun, 2011 yılında kabul edilen Türk Ticaret Kanunu’nda, uygulamada sorun yaşanmaması için kanunda bazı değişiklikler içeriyor. Buna göre, mevcut kanunda ticari davalara ilişkin hükümlerin yer aldığı ”Ticari davalar ve delilleri” başlığı, ”Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri’ olarak değiştirilecek.

Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisi olacak ve ticari davalarda bu mahkemeler arasında ”göreve ilişkin usul hükümleri” uygulanacak. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecek. Asliye hukuk mahkemesi, davaya devam edecek.

Ticaret sicili kayıt işlemlerinin elektronik ortamda yapılması için toplanması ve işlenmesi gereken kişisel veriler, kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliğinin sağlanmasına ilişkin mevzuata uygun bir şekilde korunacak.

Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişiye, sicil müdürünün teklifi üzerine mülki amiri tarafından bin lira ceza uygulanacak. Tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 2 bin lira caza verilecek.

Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılacak. Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresi de gösterilecek. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanacak.

Söz konusu sitede ayrıca anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları, soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, komandit şirketlerde yöneticilerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı yayımlanacak. Bu yükümlükleri yerine getirmeyenler için 2 bin lira idari para cezası uygulanacak.

İşletmesi ile ilgili, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunan tacirler ile tek başlarına ticaret yapan ancak ticaret unvanlarına, bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapan kişiler, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak. ”Türk”, ”Türkiye”, ”Cumhuriyet” ve ”Milli” kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Bakanlar Kurulu kararıyla konabilecek. Aksi davranan tacirler hakkında da aynı ceza uygulanacak.

Anonim veya başka bir şirket kurmak, şirketin sermayesini artırmak amacıyla ya da vaadiyle halktan para toplanabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin alınacak. SPK’dan izin almadan halktan para toplayanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

Kanunun göreve ilişkin hükümleri, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki açılmış davalara uygulanmayacak. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olacak.

Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olacak. Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defterikebir ve envanter defteri ile defterlerin açılış onayı, kuruluş sırasında noter tarafından yapılacak.

Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilecek. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacak.

Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nca çıkarılacak tebliğle belirlenecek.

Bu düzenlemeler, uygulamada birliği sağlamak ve finansal tablolara milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazandırmak amacıyla uluslararası standartlara uyumlu olacak şekilde, yalnız Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından belirlenerek yayımlanacak. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, özel ve istisnai standartlar koymaya ve farklı düzenlemeler yapmaya yetkili olacak.

Türkiye Muhasebe Standartlarında hüküm bulunmayan durumlarda, milletlerarası uygulamada genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanacak.

Tasfiye halindeki bir şirket, mal varlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla, birleşmeye katılabilecek. Söz konusu şartlar, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanacak.

Sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilecek. Şirketin, içinde bulunduğu bu durumu ispatlayan belgelerin, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulması şart olacak.

Birleşmeye katılan şirketler, alacaklılarına, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde, yedişer gün aralıklarla üç defa yapacakları ilanla ve ayrıca internet sitelerine konulacak ilanla haklarını bildirecek.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, kanunun, ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin uygulamasıyla ilgili tebliğler yayımlamaya yetkili olacak. Ticaret sicili müdürlükleri ve şirketler bu tebliğlere uyacaklar. Ticaret şirketlerinin, bu kanun kapsamındaki işlemleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenecek.

Diğer bakanlık, kurum, kurul ve kuruluşlar, ancak kendilerine kanunla tanınan yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla ve öngörülen amaç, konu ve şekle tabi olarak şirketlere ilişkin düzenlemeler yapabilecekler.

Kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde, bu yönde hazırlıklarda ya da şaibeli iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ticaret şirketleri hakkında, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca, bir yıl içinde fesih davası açılabilecek.

İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamayacak. Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı, geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirketten borç alamayacak.

AK Parti’nin kabul edilen önergesiyle, sermayenin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi ve korunması amacıyla düzenleme yapıldı.

Buna göre, pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri şirkete borçlanamayacak, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin yakınları da belirlenen şartları taşımaları koşuluyla şirkete borçlanabilecek.

Yeminli mail müşavirler ve ticaret şirketlerinde denetim yetkisine en az 10 yıldır sahip olanlar Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca öngörülen eğitimi tamamlamış olmaları halinde sınav şartı aranmaksızın bağımsız denetçi olarak yetkilendirilebilecek.

AK Parti’nin kabul edilen başka bir önergesiyle, borçlanma araçları ya da öz kaynağa dayalı finansal araçları kamuya açık bir piyasada işlem gören veya bu tür bir piyasada işlem görmek üzere söz konusu araçları ihraç edilme aşamasında bulunan sermaye şirketlerinin de büyük sermaye şirketi sayılacağına yönelik hüküm, yürürlükten kaldırıldı. Böylece, KOBİ’ler, büyük sermaye şirketleri dahi olsalar, işletme ölçeklerine ilişkin vasıflarını kaybetmeyecekler.

Tasarı üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, alışveriş merkezleri ile ilgili düzenlemeyi de içerecek olan perakende sektörüne ilişkin tasarı için çalışma yaptıklarını, çalışmayı tamamladıklarında Meclis’e getireceklerini söyledi. Alışveriş merkezleriyle ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, konuyla ilgili bütün kesimleri dinleyeceklerini belirten Yazıcı, ”Bunun, ilk getireceğimiz tasarılardan biri olmasını arzu ediyoruz” dedi.

Yazıcı, tasarının yasalaşmasının ardından yaptığı konuşmada da kayıt dışılığı önlemeye yönelik bu yasanın çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

1 Temmuz’dan itibaren ekonomi hayatının bütün aktörlerinin yeni mevzuatla yollarına devam edeceğini ifade eden yazıcı, ”Cezalar çok tartışıldı. Mevcut 46 hapis cezasından 33′ü idari para cezasını dönüştürüldü ancak diğerleri duruyor. Sahtekarlar, evrak sahteciliği yapanlara yönelik hapis cezası var” diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, zorunlu askerlik hizmetini yapan Mehmetçiklerin, sigorta primlerinin Bakanlıkça yatırılması için çalışma yaptıklarını ve diğer bakanlıkların görüşlerine sunduklarını bildirdi.

Bakan Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda, Harp Akademileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Yılmaz, zorunlu askerlik hizmetini yapan Mehmetçiklerin, askerlik süresi boyunca sigorta primlerinin Bakanlıkça yatırılması için çalışma yaptıklarını ve diğer Bakanlıkların görüşlerine gönderildiğini bildirdi. Yılmaz, ”Yani diyoruz ki milleti işinden alıyoruz, işinden aldığımıza göre, bunun sigorta primlerini yatırmamız da çok normal” dedi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, teklifte, ‘Harp Akademileri ve Komutanlık ve Karargah Subaylığı Öğrenimine Girişe Engel Haller” bölümünde, ”eşinin durumu” unsurunun çıkarıldığını belirterek, ”Bunun fiilen türban meselesi olduğunu biliyoruz. Orduevlerine yönelik kılık kıyafette de bir yönetmelik değişikliği yapılmıştı. Dinsel temele dayalı bir ordu mu yaratılmaya çalışılıyor” sorusuna, Bakan Yılmaz, şu yanıtı verdi.

”Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Bu Anayasadaki ilkelere hepimiz bağlıyız. Anayasaya sadakatten ayrılmayacağımıza hepimiz yemin ettik. Bu nedenle hiç kimseden şüphe duyulmaması lazım. Yapılan yönetmelik değişikliği… Orduevinde düğün yapılıyor. Bu düğünün de davetlileri oluyor. Şimdi bir kimseyi herhangi bir sebeple, düğünün misafirlerini kapıda tutmak güzel bir görüntü olur mu- Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni mevcut durumdan daha ileriye götürmek, çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine yükseltmeye çalışıyoruz. Bundan bizim şüphemiz yok. Başkalarının şüphesi varsa… 10 yıldır iktidardayız. Böyle bir şey olmadı. Diğer ülkeler bizim ülkemizden ilham alıyor, esinleniyor. Böyle korkulardan uzaklaşmak gerekir. Yoksa ‘Sen dışarıda, sen içeride kal’ dersek, ayrımcılık oluşur ki bu bence bu, Türkiye’yi ileriye götürmez. Fakat bir olursak birlik olursak inşallah evlatlarımıza daha güçlü bir Türkiye bırakırız. Ayrıca bu teklifi hazırlarken, Genelkurmay Başkanlığı’ndan ve diğer ilgili kimselerin görüşlerini de aldık.”

Yılmaz, askeri okullarda Atatürkçü olanlara ”uyduruk nedenlerle” disiplin cezası verildiğine ilişkin iddiaya da ”Bu ülkenin kuruluşunda hizmeti geçenlerin Allah mekanlarını cennet etsin. Bizim onlara şükran borcumuz var. Hiç kimsenin dışlanması gibi bir durum olamaz. Böyle düşünüyorsak doğru yapmıyoruzdur. Silahlı kuvvetlerimiz, Anayasada belirtilen ilkelere en sadık kuruluştur” karşılığını verdi.

İsmet Yılmaz, harp okulundan ayrılan öğrencilerin tazminat ödemesi konusunda yönetmelik çalışması olduğunu söyledi. Yönetmeliğe göre, mevcut durumda harp okullarından ayrılan öğrenciler 55 bin TL öderken, şimdi bu tazminatın 39 bin TL’ye düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, ”Astsubay okulları için ise 22 bin TL’den 15 bin TL’ye düşürülmektedir. Askeri liselerden ayrılanlar 33 bin TL ödemektedir, onda herhangi bir değişiklik yoktur” diye konuştu.